|
|
|
|
|
|
|
|
|
-TOPRAK REAKSİYONU (pH) NEDİR?
Toprak solüsyonunun fizyolojik karakteristiklerinden biri pH’ dır. pH, solüsyondaki H+ VE OH- iyonlarının nispi miktarlarını ifade eder. Su H + ve OH - iyonları bakımından nötr bir maddedir. Suyun iyonizasyon konstattı 10 -14 tür. H+ ve OH – konsantrasyonu eşit olduğu için her birinin 10 -7 olması icap eder. Yani saf suyun pH sı H+ konstantı şöyle bulunur: 0,0000001 gr H+ / lt: 10-7 10 -7 logaritması 7 olup pH: 7 bulunur.
Toprak pH değerleri genelde 3 – 10 arasında değişir.
2-TOPRAKLAR NEDEN ASİT, ALKALİ ve NÖTR DİYE ADLANDIRILIRLAR?
Toprağın asit, baz ya da nötr olmasını esas olarak bölgeye düşen yağış miktarı belirler. Yağışın fazla olduğu bölgelerde genellikle karbonatlar toprağın derinliklerine yıkanır. Topraktaki alkali elementler sudaki hidrojen iyonlarıyla yer değiştirir ve toprak asidik karakter kazanır. Yağışın yanı sıra ana kayanın jeolojik özellikleri , topraktaki organik madde miktarı ve bunun çözünmesiyle oluşan asitlik, tek taraflı gübre kullanımı, toprak işleme metotları, ortamdaki fazla SiO2, münavebesiz ziraat, toprakta mevcut inorganik asitler, hidroliz, kök solunumu, piritin oksitlenmesi, toprağın yaşı ve meyilli, tabii vejetasyon (legüm bitkileri toprağı asitlendirir), ve topografya (drenaj) , toprak asitliğine etki eder.
3-ASİT TOPRAKLARDAKİ ASİDİN KARAKTERİ NEDİR?
Bu asitler genellikle suda çözünmeyen HUMİN ASİDİ ve asitli killeridir. Az miktarda karbonik, nitrik , sülfürik ve fosforik asitler gibi suda çözünebilir asitler de mevcuttur.
Toprak asitliğinin şeması:
H
TOPRAK Ca + 4H2CO3 TOPRAK + Ca (HCO3)2 + Mg (HCO3)2
Mg H H
4-KAÇ TÜRLÜ TOPRAK ASİTLİĞİ VARDIR?
2 Türlü toprak asitliği vardır: a-Rezerve (Potansiyel) asitlik
b-Aktif asitlik.
Toprak solüsyonundaki hidrojen iyonları aktif asitlik, toprak kolloidlerinde tutulu vaziyette bulunan kabili mübadil hidrojenlerde rezerve asitliktir.
Bir toprağın kireç ihtiyacı rezerve asitliği belirtir. Aktif asitlik Ph ile ifade edilir.
5- TOPRAK Ph’SI NASIL ÖLÇÜLÜR?
2 yolla ölçülür: a) Elektriksel metotla ( pH – metre)
b) Boya metotlarıyla (İndikatörler)
6- TOPRAĞIN Ph DEĞERİYLE O TOPRAK İÇİN GEREKLİ CALNE VEYA BARKİSAN GÜBRE MİKTARI ARASINDAKİ BAĞLANTI NEDİR?
Toprağın pH değeri, toprak – su karışımı üzerinde yapılan ölçümden bulunan değerdir. Asitli topraklar, aynı zamanda pH – metre ile ölçülemeyen bir rezerv asitliğe sahiptir. Toprağın pH değeri istenilen düzeye çıkarılmadan önce bu rezerv asiditenin de nötralize edilmesi şarttır. Kil oranı yüksek veya organik maddece zengin topraklar yüksek miktarda rezerv asidite ihtiva ederler.
7- ASİTLİ TOPRAKLARDA BULUNAN BAZLARIN MİKTARLARI NEDİR?
Asitli topraklarda pulluk derinliğine kadar bir dekar toprakta:
-Potasyum miktarı : 87,5 – 10.625 Kg /dak
-Kalsiyum miktarı : 62,5 - 9.300 Kg / dak
-Magnezyum miktarı :21,2 – 2125 Kg / dak arasında değişebilir ve bu bazlar büyük ölçüde silikat mineralleri şeklinde bulunurlar. Bunların küçük bir bölümü bitki hayatiyeti için önemi büyük olan değişebilir tipte bazlardır. Kalsiyum’un % 20 – 25 i değişebilir tiptedir. Magnezyum, potasyum ve sodyum için bu oran çok çok düşüktür.
8- TOPRAKTA ASİTLİK ARTARKEN NE GİBİ DEĞİŞİKLİKLER OLUR?
Öncelikle topraktaki değişebilir bazlar hidrojen ile yer değiştirir. Yer değiştiren bazlar ya bitkiler tarafından alınırlar, ya da çözünebilir tuzlar şeklinde sulama ve yağmur sularıyla topraktan yıkanarak uzaklaşırlar. Böylece toprak asitliği yükselir ve demir, alüminyum ve manganın çözünürlükleri artar. Fosfor, bu elementlerle birleşerek çözünmeyen bileşikler oluşturur.
Organik maddelerin parçalanmasını sağlayan , nitrat üreten ve atmosferdeki azot miktarını sabit tutan bakterilerin aktifliği azalır. Sonuçta toprağın drenaj ve havalanma kabiliyeti düşer. Toprak yağış sularını zor emer, işlenmesi zorlaşır. Organik madde (hayvan gübreleri, anız ve bitki artıkları, vs...) parçalanmadan uzun süre toprakta kalır. Bazı durumlarda suni gübre olarak verilen fosfor, toprakta birikir ve toprak yüzeyi mazot dökülmüş gibi renk alır.
9-ALKALİLİK DERECESİ pH OLARAK NEDİR?
Kurak bölgelerde pH 10 a kadar çıkabilir. Bu yüksek değerler sodyum karbonatın varlığına bağlıdır. pH 8,4 den yukarıda ise bunun nedeni sodyum tuzluluğudur. Kireç, Ph 7 den yukarı olan topraklarda toprağın pH sını daha da yükseltemez, aksine pH yı bir nebze olsun düşürür. Topraktaki CO2, derhal kireç ile reaksiyona girip karbonat formunu alır ve karbonatın kendi pH sı 7 (nötr) dür. Tarım Kireci, Poliflaltik etkiye sahiptir.
Ph derecesi, baz doyum derecesi ve ürün büyümesi arasındaki ilişki:
Ph Toprak reaksiyonu Ürüne etki
3 Çok yüksek asitlik Tüm ürünlere zehirli
4 Kuvvetli asitlik Çoğu ürünlere zehirli
5 Orta asitlik Bazı ürünlere zehirli
6 Hafif asitlik Bütün ürünler yetişir
7 NÖTR Bütün ürünler yetişir
8 Hafif alkali Çoğu ürün yetişir
9 Orta alkali Birçok ürün için zehirli
10 Kuvvetli alkali Bütün ürünler için zehirli
10-KALSİYUM ORANI YÜKSEK TOPRAKLAR NEDEN DAHA VERİMLİDİR?
Bu topraklar canlılar için çok gerekli olan ve tabiatta bulunmayan bazı kimyasal maddeleri ve bazı mineralleri bünyesinde bulundururlar. Ayrıca topraktaki mikroorganizmaların miktarını arttırırlar. Toprakta nitrifikasyona yardımcı olur, özellikle kış ve bahar yağmurları ile dekara ortalama 8-12 kg düşen saf azotun toprakta tutunmasını sağlar, toprakta doğal yollar ile CAN gübresi oluşur.
TOPRAK MUAMELESİ Ph BAKTERİ (MİLYON) ACTINOMYCETES (MİLYON) MANTAR (MİLYON)
Gübresiz 4,6 3 1,15 0,06
Sadece Ca + Mg 6,4 5,21 2,41 0,022
Mineraller 5,5 5,16 1,52 0,038
Hayvan gübresi + mineraller 5,4 8,8 2,92 0,073
Amonyum sülfat + mineraller 4,1 2,69 0,37 0,111
Amonyum sülfat + Ca + Mg + Min. 5,8 7 2,25 0,039
Mineraller + Sodyum nitrat 5,5 7,6 2,53 0,046
11- ASİTLİ TOPRAKLARDA ASİT PROBLEMİ NASIL ÇÖZÜLÜR?
Asit topraklarda pH’yı yükseltmek için kullanılabilecek en uygun materyaller Calne Ekolojik Gübre veya Barkisan Tarım Kireci’dir.
12- CALNE VEYA BARKİSAN GÜBRELERİ TOPRAĞIN FİZİKSEL ÖZELLİKLERİNİ NASIL ETKİLER?
Asit karakterli toprağa Calne veya Barkisan gübre uygulaması, toprağın yapısının iyileşmesine yardımcı olur. Bu da bitki köklerinin daha iyi gelişmesi ve daha fazla verim anlamına gelir. Topraktaki organik maddenin parçalanmasına yardım ederek, humus oluşumunu teşvik eder ve toprağa tanecikli bir yapı kazandırarak çiftçinin deyimiyle helva kıvamına getirir.
Calne veya Barkisan uygulaması, toprağın yapışkanlığını azaltır, çatlamaları ve kaymak tabakası bağlamayı önler. Toprağın strüktürü düzelir . Çünkü kalsiyum, toprak kolloidlerini kuagüle eder ve böylelikle toprakta stable agregatlar oluşur. Bol neşvünema (bitkisel gelişim) ve iyi kök teşekkülü ile erozyon azalır.
Tarım kireci uygulaması ile, ağır killi topraklarda plastisite indisini düşürerek çok daha gevşek bir doku sağlanır , toprağın kabarması ile havalanma kabiliyeti artar.
Asit topraklarda solucan sayısı çok düşük olmakta hatta bazı durumlarda tamamen yok olmaktadırlar. Asitlik giderilince daha gelişmiş mahsuller yetişmekte ve bu şekilde toprakta solucanların besinini teşkil eden organik madde miktarı ; dolayısıyla da solucan sayısı artmaktadır. Unutmamak gerekir ki solucan çiftçinin en yakın dostudur.
Toprak pH’sını istenilen seviyeye yükselttikten sonra her yıl bakım uygulaması için Calne veya Barkisan gübrelerinin kullanılmasına devam edilmelidir.
13- ASİT TOPRAKLARDA KULLANILAN CALNE veya BARKİSAN GÜBRELERİ, FAYDALI BESİN MADDELERİNİN MİKTARINI ARTTIRIR MI?
Calne veya Barkisan gübreleri, asit topraklarda faydalı kalsiyum ve magnezyum miktarını arttırır. Ayrıca mikrobiyolojik aktivitelerin hızını büyük ölçüde arttırarak toprağın organik yapısında besin maddelerinin açığa çıkmasını hızlandırır.
Topraktaki fosfor ve molibdenin kullanılabilirliğini büyük ölçüde arttırır. Genel olarak bitkiler için gerekli olan besin maddelerinin kullanılabilirliğini en yüksek seviyeye getirmek için toprağın Ph değerlerinin 6,5 civarına gelecek şekilde Calne veya Barkisan gübreleri ile uygulama yapılası tavsiye edilir.
Bazı besin elementlerinin alındığı ideal Ph aralıkları:
Azot : 6 – 8
Fosforik asit : 6,3 – 7
Potasyum - Kükürt : 6 – 8,5
Kalsiyum + Magnezyum : 7 – 8,5
Calne veya Barkisan uygulaması ile fosfor HPO4- halinden H2PO4- haline dönüşür. Kireçleme, heterotrophic toprak organizmalarını canlandırır, bakteri ile fikse edilen azot miktarı (nitrifikasyon) artar.
14- ASİT TOPRAKLARDA CALNE VEYA BARKİSAN GÜBRELEMESİ ÜRÜNE NASIL ETKİ EDER?
Baklagiller, şeker pancarı, çeltik, ayçiçeği, karpuz, sebzelerin çoğu, çim bitkileri, zeytin, incir gibi mahsuller nötr topraklarda daha iyi gelişirler. Özellikle yonca , ıspanak ve lahana gibi mahsuller için Calne ve Barkisan çok önemlidir.
Calne veya Barkisan gübreleri ile ürünlerde verim artışı sağlanır ve şu arazlar ortadan kalkar:
-Kalsiyum noksanlığında bitkiler bodur kalır. Bu durum başlangıçta kök ve yapraklarda belirgindir. Daha ileri safhalarda artık bitki dik duramaz , tepe yapraklar kıvrılıp sararır, sonunda bitki ölür. Büyümenin durmasıyla saplar ve alt bölgelerdeki yapraklar kalınlaşır, koyu yeşile döner. Köklerin biçimi bozulur, ana kök kahverengileşir, uçları körelir, donuklaşır. Kılcal köklerin yayılması yavaşlar, saçak kök gelişmesi olmaz. Şiddetli noksanlıklarda çiçek tomurcukları meyveye dönüşmez.
-Magnesyum noksanlığının ilk belirtisi, yaşlı yaprakların içerdiği klorofil miktarının azalması ve damar arası bölgelerin sararmasıdır.
Diğer direkt ve indirekt etkiler ise:
-Pamukta yaprak damarları arasındaki bölgelerde kırmızılaşma, genç taraklarda dökülme, kör koza teşekkülü ve bitkide kurumalar görülmesi
-Sebze fidelerinin uç tomurcuklarında cansızlık ve yapraklarda kıvrılma
-Yetişkin sebzelerde büyümede durgunluk, yapraklarda kıvrılmalar ve sararmalar, meyvelerde küçülme ve domateste çiçekburnu çürüklüğü :
-Çiçek ve meyve silkmesi
-Zeytinde dane dökülmesi, yağda asitliğin artması
-Elmada acı benek – depo çürüklüğü
-Armutta kahverengi kabuk
-Biberde solgunluk, çökme, kuruma, meyvede yanıklık ve sivri biberlerde uç kıvrılması
-Tütün yastıklarında çökerten hastalığı, cansız yaprak teşekkülü, genç yaprakların kıvrılıp aşağı doğru çengel gibi sarkması
-Bağda salkımlarda uç kuruması, danelerde yumuşama (krepleşme) , dane dökülmeleri, floroksera, armilaria, yapraklarda sararma, danelerde benek oluşumu
-Erik, narenciye ve incirde meyvede çatlama, yapraklarda sararma
-Tahıllarda ilk çıkan bayrak yaprağının uç tarafının kuruması ve dolayısıyla hektolitre ağırlığında azalma, çeltikte danelerin ortalarının beyazlaması
-Havuçta genç petiollein kırılması
-Patateste asit uyuzu (scab) –kellik- oluşumu, yumruların küçülmesi, yaprakların kıvrılıp bitkinin çalımsı hal alması
-Çilekte yaprak yanıklığı
-Yer fıstığında kuruma, içi boş dane yapma, çimlenme oranlarında düşüklük
-Karpuzda kök ağzı çürüklüğü ve çatlamalarda artış
- Fındıkta randıman düşüklüğü, boş fındık ve tepe kurumaları
-Ayçiçeğinde kellelerin ortasının dane bağlayamaması
-Tüm bitkilerde toprak asitliğinden kaynaklanan stresler (fosfor sıkıntısı, potasyum sıkıntısı, vs…).
15-TOPRAKTA İDEAL Ca / Mg ORANI NEDİR?
Toprakta kullanılabilir Ca / Mg oranı genelde 10 – 15 / 1 dir.
16- POTASYUMUN Ca ve Mg ALINIMINA ETKİSİ NEDİR?
Toprakta yüksek derecede K+ bulunması halinde, Ca ve Mg’un bitkiler tarafından alınması büyük oranda düşer. Bu nedenle Ca ve Mg ca fakir topraklarda potasyum uygulaması, bitkilerde Ca ve Mg eksikliğine yol açar. Bunu önlemek için topraktaki Ca ve Mg miktarının oransal olarak potasyum miktarından fazla olmasını sağlamak gerekir.
17- KALSİYUM VE MAGNESYUM, BİTKİLER İÇİN GEREKLİ MİDİR?
Kalsiyum, topraktan Ca++ iyonik formu olarak alınır.
Kalsiyum, bitkilerin hücre zarlarında, çözünürlüğü olmayan kalsiyum pektat şeklinde bulunur. Bu madde, bitkinin dikine büyümesini sağlar. Hücre duvarını sağlamlaştırır. Ca, Mg ve K , bitkilerde oluşan organik asitleri nötralize eder. Kalsiyum noksanlığında bitkinin büyümesi mümkün olmaz. Ca, bitkide transpirasyon suyuyla taşınır.
Magnezyum, bitkilerde klorofil yapımı, bitki hücreleri ve tohumları için zorunlu bir maddedir. Tohumlarda yüksek miktarda Mg bulunur. Ayrıca karbonhidrat, yağ ve proteinlerin sentezinde rol oynar. Bu nedenle doğada magnezyumsuz yeşil bitki olmaz.
18- CALNE VEYA BARKİSAN GÜBRELERİ KULLANMADAN HANGİ ÜRÜNLERİ YETİŞTİREBİLİRİZ?
Bazı ürünler asit topraklarda da yetişebilir. Beyaz ve tatlı patates, yüksek asitte yetişebilir. Mısır , pamuk ve çavdar, asit topraklarda düşük verim verse de yetişebilir. Ancak tüm bitkiler, Calne veya Barkisan gübresi uygulamalarıyla Ph: 6 olacak şekilde yükseltgenmiş olan topraklarda daha iyi yetişir. Aşırı asitten dolayı patateste oluşan asit uyuzunu (scab) önlemek için kalsiyum uygulaması yapılmalıdır. Calne ve Barkisan gübreleri, profilaktik etkiye sahiptir.
19- KİREÇ MİKTARI YÜKSEK TOPRAKLAR CALNE VEYA BARKİSAN GÜBRELERİNE İHTİYAÇ DUYAR MI?
Yıllık yağış miktarı 625 mm ‘nin üzerinde olan bölgelerde veya fazla sulanan kireçli topraklarda da Calne veya Barkisan gübreleri kullanılmalıdır. Çünki toprakta en fazla yıkanan madde kireçtir.
20- ENDÜSTRİYEL ATIKLAR TOPRAĞI ASİTLEŞTİRİR Mİ?
Büyük endüstri bölgelerinde havada fazla miktardaki kükürt yağışlar ile çökelerek toprağa taşınır. Bu kükürt zamanla aside dönüşür ve toprak asitliği artar.
21- CALNE VE BARKİSAN GÜBRELERİ, DEMİR, ALÜMİNYUM VE MANGANIN ZEHİRLİLİĞİNİ AZALTIR MI?
Asit topraklarda Fe, Al ve Mn, erir hale geçerek bitkilere toxic etki yapar. Calne veya Barkisan gübreleri ile uygulama yapılarak bu durum önlenebilir. Ayrıca bitkideki bor zehirlenmesini de azaltır. Çünki kalsiyum, bitkide bor’un taşınmasını yavaşlatır.
22-HANGİ TOPRAKLARDA CALNE VEYA BARKİSAN GÜBRELERİNİ KULLANIRKEN DİKKAT ETMEK GEREKİR?
Rutubetli bölgelerde bulunan kumlu topraklarda Calne veya Barkisan gübreleri ile yapılacak uygulamalara dikkat etmek gerekir. Bu tip topraklarda dengesiz bir karakter vardır ve verilecek olan az miktarlar bile Ph’nın aşırı yükselmesine neden olabilir.
23-CALNE VEYA BARKİSAN GÜBRELERİ İLE NÖTRLEŞTİRME İŞLEMİNDEN ÖNCE Mİ YOKSA SONRA MI BESİN İLAVESİ?
Ürünlerin büyük bölümü için yapılabilecek en ekonomik işlem öncelikle Calne veya Barkisan gübreleriyle toprak pH’sının 6,5’ a yükseltilmesidir. Bu Ph derecesinde bitki için gerekli olan bazı besin maddeleri toprakta aktif hale geçer ve bitki bunları kullanır. Bu durumda gereksiz besin ilavesi yapılmamalıdır.
24-YÜZEYE VERİLEN CALNE VEYA BARKİSAN GÜBRELERİ NE KADAR SÜREDE TOPRAĞIN DERİNLİKLERİNE İNER?
Kullanılacak Calne veya Barkisan gübrelerinin miktarı, toprağın geçirgenliğine , o bölgedeki yağış miktarına ve sulu tarıma bağlıdır. Yapılan araştırmalara göre 13 yıl oyunca dekara 375 Kg. Tarım kireci uygulanmış ve sonuçta üst tabakanın 4 cm’lik kısmında Ph 5,2 den 7,0 a; 12,5 – 17,5 cm arasındaki tabakada ise Ph 5,0 dan 5,6 ya yükselmiştir.
Buna göre yüzeye uygulanan gübre tabana doğru oldukça yavaş hareket etmektedir. Bu durumda Calne veya Barkisan gübrelerinin toprağın derinliklerine de ulaştırılması gerekir. Böylece derin köklü bitkilerin tabandaki mevcut bitki besinlerinden faydalanma şansı artar. Alt tabakalar asit karakterde ise bitki kökleri gelişemez.
25-KALSİYUM’UN SULARLA YIKANMA ORANI NEDİR?
Dekardan yaklaşık olarak senede 15 – 30 Kg arası CaCO3 sularla yıkanır. Bu oran yörenin yağış miktarı ve sulama suyu miktarı ile doğru orantılı artar. Toprak bünyesi de bu orana etki eder. Kumlu topraklarda yıkanma daha fazladır. Yıkanmaya paralel olarak toprak erozyonuyla da kalsiyum kayıpları söz konusu olmaktadır. Ayrıca bitkilerde de kalsiyumu topraktan kaldırır.
CİNS ÜRÜN
ÇEŞİT TUTAR CaO
SEBZELER LAHANA 7,5 ton yeşil baş 18 kg.
YAPRAK LAHANA 2 ton yaprak 13,5 kg.
BRÜKSEL LAHANA 0,6 ton gül 17 kg.
DOMATES 8 ton 27 kg.
MEYVELER BAĞ 4 ton 22 kg.
MEYVE AĞAÇLARI 1 dak. gölge düşen yerden 20 kg.
YONCA 1 dak. Kuru ot 35 - 55 kg
BEZELYE Sap 1 dak. 32 kg
24-ANIZ ARTIKLARININ TOPRAK Ph SINA ETKİSİ NEDİR?
Anız ve odunsu artıklar toprakta parçalanarak karbonik ve diğer zayıf asitlerin oluşmasına yol açar. Böylece toprak pH sında bir miktar düşüş olur. Ancak organik maddeyi parçalayan mikroorganizmalar toprağın azotunu kullanmak için bitkilerle rekabete girerler. Bu arada toprakta azot noksanlığı ortaya çıkabilir.
25-CALNE VEYA BARKİSAN GÜBRELERİNİN N,P,K GÜBRELERİ ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ NELERDİR?
pH’ nın yükselmesine bağlı olarak besin maddelerinin kullanım değerleri yükselir:
pH 4,5 5 5,5 6 7
N 30 43 77 89 100
% P 23 34 48 52 100
K 33 52 77 100 100
26-TÜRKİYE TPRAKLARININ FAYDALI CaCO3 DURUMU NEDİR?
MİKTAR ORTALAMA %
ÇOK AZ > 1 25,9
AZ 1-5 17,7
ORTA 5-15 24,5
FAZLA 15-25 17,7
ÇOK FAZLA 25 < 14,2
27-DÜNYADA KALSİYUMLU GÜBRELERİN KULLANIM DURUMU NEDİR?
Tüm dünyada Calne veya Barkisan benzeri gübreler 1925 li yıllardan beri geniş bir şekilde kullanılmaktadır.
1994 yılı itibarıyla Avrupada ALPC nin yayınladığı istatistiklere göre kalsiyumlu gübre kullanım miktarı İngiltere de 2,8 milyon ton / yıl dır.
1946 da ABD tarım teşkilatınca yapılan çalışma sonucunda ABD ye yıllık 50 milyon ton tarım kireci tüketilmesi gerektiği hesaplanmıştır. ABD de yıllık tüketim ortalama 25 milyon tondur.
28- ASİT TOPRAKLARDA NE KADAR KULLANILMALIDIR?
a) Bakım Kireçlemesi: İyi derecede kalevi toprak bile yılda dekar alan başına 70 – 100 kg. CaO kaybeder. Bu kaybı karşılamak için dekar başına her 3 yılda 1 200 – 300 kg Calne veya Barkisan gübreleri ile uygulama yapılmalıdır.
b) Düzeltici Kireçleme : Asitli topraklarda Ph derecesini birkaç defada yükseltmek gerekir. Her kireçlemede toprak üzerinde 400 kg CaCO3 / da , çayırlarda 200 kg. CaCO3 / da dozajını aşmamak lazımdır.
29-SAKSI KOMPOSTLARINA NE ORANDA KARIŞTIRMAK GEREKİR?
Sadece turba veya 75 : 25 (turba : kum) kompostuna 2,25 kg / m3 öğütülmüş CaCO3
a ilave olarak 5 kg / m3 Calne veya Barkisan gübreleri ilave edilir. Domates, salatalık , karanfil üretimi için tüm turbalara 10 kg / m3 Calne veya Barkisan karıştırılmalıdır.
Turba kompostlara ilave edilecek Calne veya Barkisan Miktarları:
Kireçleme öncesi Ph Gereken Calne veya Barkisan kg / m3
5,5 1
5 2
4,5 3
30 – TOPRAĞA NASIL ATILIR?
Calne veya Barkisan gübreleri, 2 ayrı incelik formundadır:
a) 90 mikron üzeri % 10 pülverize toz
b) 1-7 mm arası suda eriyebilen süper granüle form
Granüle Calne veya Barkisan gübreleri, santrifüjlü gübre dağıtım makinaları ile rahatlıkla atılabilir. Toz formu da aynı makine ile atılabilir. Fakat makinenin karıştırıcı kısmına 3 – 4 diş zincir kaynatılması atımı kolaylaştıracak ve sıvanmayı önleyecektir. Bunların dışında bayilerde bulunan özel olarak tasarlanmış kireç atma makineleriyle da uygulama sorunsuz bir şekilde yapılabilir. Uygulamadan sonra yüzeydeki tarım kireci, goble, diskharrow yada tırmık gibi aletlerle toprağa karıştırılmalıdır. Bağlarda sıra aralarına, meyve ağaçlarında ise ağaçların taç iz düşümlerine gerekli miktarda Calne veya Barkisan gübreleri verilerek toprağa karıştırılmalıdır. Meyilli arazilerde ise ağaçların üst kısmına hilal şeklinde uygulama yapılmalıdır.
31- CALNE VE BARKİSANA AİT RESMİ DENEME SONUÇLARI VAR MIDIR ?
Ülkemizde ilk defa ilmi esaslara dayanarak kireçleme denemeleri Ankara Toprak ve Gübre Arş. Ens. Tarafından 1954 – 1955 yıllarında Doğu Karadeniz bölgesinde yapılmıştır. 1953 – 1962 yılları arasında yine aynı müessese Karadeniz Bölgesi Toprak Tahlil Laboratuarı Müdürlüğü ile işbirliği yaparak yine aynı bölgede çok sayıda kireçleme denemeleri yapmıştır.
Samsun ve Giresun lokasyonlarında yapılan denemeler split – Plot metodu ile yapılmıştır.Sonuçta uygulanan kireç miktarları arttırıldıkça mısır verimi de artmıştır. Kireç uygulamasıyla verim % 30 a varan oranlarda artmıştır.
T.C. Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı Tarımsal Araştırma Genel Md. ‘ ne bağlı Bornova Zirai Mücadele Arş. Ens. Tarafından yapılan “Ege Bölgesinde Domateste Sorun Olan Çiçek Burnı Çürüklüğü Hastalığının Yayılışı ve Kontrolü Üzerine Araştırmalar” konulu araştırma 2000 yılında yayınlanmıştır. Bu araştırma kapsamına Calne Ekolojik Gübre de alınmış ve denemelerde kullanılmıştır. Sonuçta:
Dekara 150 kg. Calne uygulaması ile Ç.B.Ç hastalık oranı kontrole nazaran % 67 azalmış, verimde de % 13 artmıştır.
Tariş AR-GE tarafından yapılan araştırmada ise “Gediz Ovası Bağ Topraklarına Uygulanan Tarım Kirecinin Çekirdeksiz Üzüm Verim, Kalite ve Toprak üzerine Etkilerinin Araştırılması” konusu işlenmiş, materyal olarak ta Barkisan Tarım Kireci kullanılmıştır. Araştırma sonunda kaba ve orta tekstürlü, 6-8 Ph arasında , fakir düzeyde ( <% 5) kireç içeren topraklara dekara 0 – 450 kg arasında artan dozlarda Barkisan Tarım Kireci uygulaması, matematiksel hesaplarda etkili olmuş, 300 kg. Lık doz yaş verimi kontrole nazaran % 8,5, kuru verimi % 10 , kuru üzümlerin şeker miktarlarını % 2,7 oranında yüksek payla arttırmıştır.
FARKLI KALSİYUM BİLEŞİKLERİNİN KARPUZ ( Citrullus lanatus) BİTKİSİNDE VERİM, BESLENME VE BAZI KALİTE ÖZELLİKLERİ ÜZERİNE ETKİSİ 1
A.LEVENT TUNA2 ÖMER ÖZER3
GİRİŞ:
Karpuz tarımı, dünyada ve ülkemizde oldukça geniş bir malanda yapılmaktadır. Türkiye, dünya karpuz üretiminin % 20 sini gerçekleştirmektedir. (…) Karpuz yetiştirmek için derin, geçirgen, kumlu tın veya tınlı kum topraklar uygundur. (…)
Topraklarda değişik primer mineraller şeklinde ve Ca+2 olarak organik ve inorganik toprak kolloidlerine bağlanmış halde bulunan kalsiyum, toprak kolloidlerinin koagülasyonunu arttırmakta, toprak strüktürünü iyileştirmekte ve toprak agregatlarının dayanıklılığını arttırmaktadır (Aydemir ve İnce, 1988). Bitki büyümesi ve gelişmesi için mutlak gerekli bir element olan kalsiyum; hücre büyüme ve gelişme sürecinde, membran geçirgenliğinin ayarlanmasında , dokuların stabilizasyonun da ve bitkilerin kalite ile ilgili kriterlerini kazanmasında oldukça önemli rollere sahip makro elementtir (Marschner , 1995). (…) Kalsiyum noksanlığında bitkilerde verimin yanı sıra genellikle kalite ile ilgili kriterler olumsuz etkilenmekte ve durum ürünün Pazar payının düşmesinde önemli rol oynamaktadır. (…)
Toprağa uygulanan kireç ve dolomit , toprağın değişebilir kalsiyum içeriğini ve patates bitkisinde yumru verimini önemli oranda arttırmıştır. (Shanmugasundram ve Nanjan, 1993). (…)
MATERYAL VE YÖNTEM:
Araştırma çalışması Muğla ilinde tesadüf blokları deneme deseninde ve 3 tekerrürlü olarak planlanmıştır. Parseller 4*3 m boyutlarında 12’şer m2 olarak düzenlenmiş, fide dikimi 200*75 cm olarak planlanmış ve denemede Crimson Sweet çeşidi karpuz bitkisi Citrulluc lanatus (Thunb). Matsum et Naksi kullanılmıştır. Dikim öncesinde 60 kg/da dozunda 15:15:15 kompoze gübre ve çiçeklenme döneminden önce ayrıca 20 kg/da Amonyum Nitrat verilmiştir. Deneme öncesi tüm parsellere toplam 100 kg/da dozunda toz kükürt uygulanmış ve dikim işlemi 20 gün sonra yapılmıştır. Calne gübresi (yaklaşık olarak 85% Ca(OH)2 + CaCO3 ) fide dikimi öncesinde 100, 150, 200 ve 250 kg/da dozlarında toprağa uygulanıp karıştırılmış, Kalsiyum Nitrat (Ca(NO3)2 ise çiçeklenme döneminden başlayarak 10 er gün arayla 3 kez yapraktan % 1,2,ve3 dozlarında uygulanmıştır.
Mineral beslenmenin tespiti amacıyla gelişme periyodunun ortalarında tam gelişmiş genç yapraklardan örnekler alınmış, makro ve mikro element analizleri yapılmıştır.(…)
Araştırma denemesinin yürütüldüğü toprağın önemli fiziksel ve kimyasal özellikleri çizelge 1’de verilmiştir.
Çizelge 1. Araştırma denemesinin yürütüldüğü toprağın önemli bazı fiziksel ve kimyasal özellikleri
PH :7,46 FAYDALI Ca (ppm) : 6360
EC(ds/m) :1,25 FAYDALI Mg (ppm) : 146
KİREÇ (%) :5,501 FAYDALI Na (ppm) : 12,02
ORGANİK MADDE : % 2,12 FAYDALI Fe (ppm) : 10,96
BÜNYE :TIN FAYDALI Cu (ppm) : 2,64
TOPLAM N :% 0,106 FAYDALI Zn (ppm) : 4,06
FAYDALI P (ppm) :0,84 FAYDALI Mn (ppm) : 21,4
FAYDALI K (ppm) :256
BULGULAR VE TARTIŞMA:
Topraktan ve yapraktan uygulanan Calne ve kalsiyum nitrat gübrelerinin karpuz bitkisinde verim, kalite kriterleri ve beslenme durumu üzerine etkileri Çizelge 2’ de sunulmuştur. Verim değerleri, Calne uygulamalarıyla beraber bir artış göstermiş, ancak 250 kg/da son Calne dozunda düşmüştür. En yüksek verim rakamı 3778 kg/da ile 200 kg/da Calne dozunda elde edilmiştir. Bu rakam, kontrole göre % 65 verim artışını ifade etmektedir. Kalsiyum nitrat uygulanan grupta ise en yüksek verim % 2 lik dozda elde edilmiştir. Bu da yaklaşık olarak % 35 verim artışına işaret etmektedir. Calne ve kalsiyum nitrat uygulamalarının son dozlarında verimde düşüş kaydedilmiştir. Bu durum, toprak PH’ sının orta alkali bir karakterde olması ve uygulanan kalsiyum nedeniyle elementler arası interaksiyon (özellikle Ca-P) ile toprakta kil içeriği ile sulama dengesizliklerinden kaynaklanmış olabilir.
Çizelge 2.
UYGULAMALAR VERİM SÇKM KABUK KALINLIĞI
(kg/da) (%) (mm)
KONTROL 2270 9,06 11
100 kg/da CALNE 3005 12,43 12
150 kg/da CALNE 3250 12,26 10
200 kg/da CALNE 3778 13,23 10
250 kg/da CALNE 3138 11,76 11
% 1 CN 2805 11,12 12
% 2 CN 3055 12,16 11
% 3 CN 2527 10,73 11
CN: Kalsiyum Nitrat, SÇKM: Suda çözünen kuru madde
SÇKM değerlerine bakıldığında kalsiyum uygulamalarıyla beraber bir artış sağlanmıştır. (…) Sanayi domatesi yetiştiriciliğinde toprağa CaO formunda uygulanan kalsiyumun da domates meyvelerinde Blossom end rot (Çiçek burnu çürüklüğü) oranında belirgin azalmaya neden olduğu, total ve pazarlanabilir meyve miktarında artışa neden olduğu ve çiçeklenmede üniformluğu teşvik ettiği belirtilmektedir (Candilo ve ark. 1994). Elde edilen tüm bu sonuçlar, kültür bitkilerinde kalsiyumla beslenmenin ürünün Pazar değerini arttırmaya oldukça yardımcı olduğunu destekler niteliktedir. Bu çalışmada da kalsiyumlu gübrelemeye bağlı olarak verim ve önemli bir kalite unsuru olan SÇKM değerlerinde artış saptanması bu bulgularla örtüşmektedir.(…)
ÇİZELGE 3. CALNE VE CN UYGULAMALARININ KARPUZ BİTKİSİNDE MAKRO VE MİKRO ELEMENT KAPSAMLARI ÜZERİNE ETKİLERİ
UYGULAMALAR N% P% K% Ca% Fe Cu Mn Zn
PPM PPM PPM PPM
KONTROL 1,4 0,18 2,62 3,11 180 10,7 72,6 44,5
100 kg/da CALNE 1,47 0,15 2,41 5,05 237 8,5 61,4 28,5
150 kg/da CALNE 2,17 0,12 2,33 4,83 189 5,6 54,4 28,8
200 kg/da CALNE 1,98 0,16 2,87 5,21 164 6,7 51,5 24,3
250 kg/da CALNE 1,61 1,15 2,83 5,75 144 8 45,1 24,9
1 % CN 1,61 0,24 3,05 3,40 190 11,5 72,2 27,8
2 % CN 1,68 0,16 3,16 3,94 151 4,7 63,8 30,7
3 % CN 3,02 0,12 3,85 4,32 134 6,1 55,5 25,1
(…)
SONUÇ:
Bu çalışmada elde edilen bulgulara göre , topraktan ve yapraktan kalsiyum uygulamalarıyla karpuz bitkisinin verim ve bazı kalite ile ilgili özelliklerinde artış kaydedildiği, yaprakların makro element kapsamlarının da olumlu etkilendiği saptanmıştır. Kültür bitkilerinden istenen düzeyde verim ve kalitenin bir arada elde edilmesi sistemli ve dengeli gübrelemeye bağlıdır. Dengeli gübreleme kapsamında uygulanan azotlu gübrelerin yanında mutlaka kalsiyum ve potasyumlu gübrelere de yer verilmesi şarttır. (…). Diğer yandan Calne tarım kireci de , toprakta yeterli miktarda suyun mevcudiyetinde oldukça kolay çözünerek Ca2+ açığa çıkarabilmektedir. Maliyet açısından bakıldığında Calne, Kalsiyum Nitrat’a göre çok daha ucuz olduğundan ve toprakta su varlığında bitkiye faydalı olabileceğinden dolayı, su problemi olmayan, düşük ve orta derecede kireç kapsayan topraklarda güvenle kullanılma özelliğine sahip, etkili bir bileşiktir.
1. Bu çalışma, Öztüre Holding Muğla Kireç Sanayi tarafından desteklenmiştir.
2. Y.Doç. Dr. Muğla Ün. Biyoloji Blm.
3. Kimya Müh. Öztüre Holding Muğla Kireç San.,
(E.Ü.ZİRAAT FAK. DERGİSİ, 42/1 2005)
Türkiye 5. Tarla Bitkileri Kongresi 13-17 Ekim 2003, Diyarbakır, (Sunulu Bildiri)
TRAKYA YÖRESİNDE ASİT KARAKTERLİ TOPRAKLARA KİREÇ (CaCO3) UYGULAMASININ AYÇİÇEĞİ VERİMİ ÜZERİNE ETKİSİ
İlker KURŞUN1 Mehmet Ali GÜRBÜZ2 Güven AKAR3
1) ilkerkursun@khgm.gov.tr , Köy Hizmetleri Atatürk Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü, KIRKLARELİ
2) Köy Hizmetleri Atatürk Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü, KIRKLARELİ
3) Güven Tarım-Ziverbey iş hanı no:64, TEKİRDAĞ
ÖZET
Bu araştırmada, Trakya Yöresinde; Farklı fiziksel ve kimyasal özelliklere sahip asit karakterli topraklara kireç (CaCO3) uygulanması sonucunda ayçiçeği verimi üzerine etkiler saptanmaya çalışılmıştır. Araştırma Kırklareli’nde üç ve Tekirdağ’da da bir olmak üzere toplam dört adet deneme olarak halen yürütülmektedir. Denemeler tesadüf blokları deneme desenine göre, üç tekerrürlü olarak kurulmuştur. Her blokta 4 parsel yer almaktadır. Kullanılacak kireç (CaCO3) miktarı her bir deneme için “kalsiyum asetat” yöntemiyle ayrı ayrı belirlenmiştir. Ayçiçeği ekimi sırasında; tüm parsellere 10 kg/da. Üre gübresi uygulanmış ve çapalama döneminde de , 18 kg/da Amonyum Nitrat gübresi verilmiştir.
Deneme başlangıcında topraklarının pH’ ları ; 3.96, 4.12, 4.48 ve 4.54 olarak tespit edilmiştir. Konular; A=şahit, B=kalsiyum asetat yöntemine göre belirlenen miktarın yarısı, C=kalsiyum asetat yöntemiyle hesaplanan miktar ve yine D=yönteme göre belirlenen miktarın 3/2’si kadar kireç uygulaması biçiminde dizayn edilmiştir. Elde edilen verim sonuçları en yüksek C en düşük ise A konularında olmuştur. (CaCO3)
Anahtar Kelimeler : Ayçiçeği, pH, kireç (CaCO3), asit karakterli toprak
ABSTRACT
In this research, effects on sunflower yield as a result of applying lime (CaCO3) to sorls with acrd character that have different physical and chemical characteristics in Thrace Region were tried to be determined. The research is still being carried out as four trials three of which is in Kırklareli and one in Tekirdağ. The trials were established as three repetitions according to chance blocks trial desing. In every block, there are four parcels. The lime amount was determined by calcium asetat method for each trial. During sunflower sowing, 10 kg/da urea dung were applied to all parcels and in hoeing period, 18 kg/da amonium nitrate dung was given.
In the beginning of the trial, the pH of the soils were determined as 3.96, 4.12, 4.48 and 4.54. The subjects were designed as the half of the amount determined according to A witness, B calsium asetat method, the amount calculated by C, calcium asetat method and 3/2 of the amount determined D method. The yield results were the highest in C and the lowest in A subjects (CaCO3).
Keywords: Sunflower, pH, lime (CaCO3), soil with acid character.
GİRİŞ
Asit karakterli toprakların verimliliğinin arttırılması için kireçlemenin önemli bir yeri vardır. Kireç noksanlığı, asit karakterli topraklarda verimi kısıtlayıcı bir faktördür. Bu nedenle toprakların asit reaksiyonu derecesine göre uygulanacak kireç miktarlarının ekilecek bitkiye göre belirlenmesi gerekmektedir.
Çok eski çağlardan beri topraklara kireç verildiğinde, bu toprakların daha verimli hale geldikleri dikkat çekmiştir. Öte yandan söz konusu topraklara ne miktarda kireç verilmesi gerektiği devamlı bir sorun olarak zamanımıza kadar gelmiştir. pH ve baz mübadele kavramlarının gelişmesi ve çeşitli bitkilerin toprak asitliğine karşı değişik ölçüde tolerans gösterdiğinin anlaşılması ile toprakların kireç ihtiyaçlarının tahminine yarayan metotlar geliştirilmiştir (Alkan, 1980).
İklim faktörlerinden yağış, bazı toprak özelliklerinin meydana gelmesinde önemli rol oynar. Yağışın toprak özelliğine yaptığı en önemli etki toprağın kil ve organik kolloid fraksiyonu tarafından adsorbe edilen değişebilir katyonların durumunda meydana gelen değişmelerdir. Bitki beslenmesinde önemli rol oynayan ve aynı zamanda toprakların fiziksel özelliklerini büyük ölçüde etkilediği bilinen bu değişebilir katyonların toplamı; “değişebilir hidrojen” ile “değişebilir bazlar” ın toplamından ibarettir. Arid bölgelerden yağışlı bölgelere doğru gidildikçe topraklarda değişebilir katyonlardan bazların azalıp yerlerini değişebilir hidrojene bıraktığı görülür (Joney, 1941). Arid bölge topraklarında değişebilir hidrojene fazla rastlanmaz. Değişebilir hidrojenin toprak kompleksine kayda değer miktarda girmesi ancak yıllık yağış 650 mm’yi geçtik ten sonra başlar.
Toprakta değişebilir hidrojenin artması toprak reaksiyonunda derhal kendisini gösterir. Yıllık yağışı az olan yerlerde toprağın pH değerleri yüksek ve toprak alkali, çok yağışlı yerlerde ise pH değeri düşük ve topraklar asit karakterdedirler (Sağlam, 1997).
Ülkemiz değişik iklim ve toprak koşullarını kapsayan bir çok tarım bölgelerine sahip ve genellikle kireçli toprakların yer aldığı bir ülkedir. Hakim olan iklim koşulları bunu gerektirmektedir. Çünkü gerek yağan yağışların niteliği gerekse belirli aylara toplanması ve nihayet nispeten çok yağış alan yerlerde ana maddenin kalkerlerden ve kireç kapsayan malzemeden meydana gelmesi topraklardaki bazların yıkanmasına ve asit bir reaksiyon almasına neden olmaktadır. Öte yandan Doğu Karadeniz Bölgesi sahil şeridinde ana kayanın bazlarca fakir volkanik materyalden oluşması 1000 mm’nin çok üzerinde yağış olması nedeniyle topraklarda bazlar yıkanarak asit reaksiyonlu topraklar meydana gelmiştir. Ayrıca Trakya ve Marmara Bölgesinde de pH’ları Karadeniz Bölgesi kadar düşük olmamakla birlikte asit reaksiyonlu topraklar önemli bir alan kaplamaktadır (Ülgen, 1974). Asit karakterli toprakların verimini arttırmada başvurulacak ilk teknik tedbir şüphesiz verimi büyük ölçüde azaltan asitliğin uygun bir kireçleme ile giderilmesidir. Bununla birlikte asit topraklara ihtiyaçlarından fazla veya az miktarda kirecin uygulanması beklenilen yararı büyük ölçüde azaltır. Fazla miktarda verilen kireç bazı bitki besin elementlerinin alınabilirliklerini azaltmaktadır. Kirecin toprağa ihtiyacından az miktarda verilmesi halinde ise toprak reaksiyonunun istenilen seviyeye erişememesinin bir sonucu olarak toksik miktarda bulunabilen bazı mikro elementlerin kötü etkileri giderilememektedir (Tok, 1997).
Bu araştırmanın amacı Trakya Yöresinde, özellikle Kırklareli ve Tekirdağ illerinin kuzeyinde Edirne ilinin ise kuzey ve kuzey-batı bölümünde büyük alanları kaplayan asit reaksiyonlu toprakların pH’larını nötr seviyeye getirecek kireç miktarını saptamak, kireçleme ile verim arasındaki ilişkiyi görmek, kireçleme öncesi ve sonrası topraktaki ve bitkideki makro/mikro element durumunu gözlemek ve kireçleme sonucu topraktaki bakiye etkileri incelemektir.
MATERYAL VE YÖNTEM
Denemede kireçleme materyali olarak; Öztüre Kireççilik A.Ş. tarafından “Barkisan Beyaz Gübre-Tarım Kireci” adıyla üretilen kireçleme materyali ( CaCO3 ) kullanılmıştır. Ayçiçeği bitkisi olarak da kumsal alanlarda yüksek verimli hibrid C-207 çeşidi kullanılması uygun görülmüştür.
Bölgemizde asit karakterli topraklar, genellikle; az yada çok eğimli arazilerle, hafif bünyeli alanlarda ve daha fazla yağış alan Bölgenin Kuzey kesimlerinde görülmektedir. Başta, Kireçsiz kahverengi topraklar ile kireçsiz kahverengi orman toprakları olmak kaydıyla, hemen-hemen tüm büyük toprak gruplarında, düşük pH' lı topraklara rastlanmaktadır.Fakat Grumosol ve Rendzina Büyük toprak gruplarına ait alanlarda asit reaksiyonlu topraklara ya çok nadiren rastlanmakta yada hiç rastlanmamaktadır. (Toprak-su , 1984 ).
Denemeler tesadüf blokları deneme desenine göre 3 tekerrürlü ve 4 konudan oluşan çakılı denemeler biçiminde yürütülmektedir.
Parsel Ölçüleri : Ekimde : 25 X 20 = 500 m2
Hasatta : 20 X 15 = 300 m2
Deneme Konuları :
A Kontrol 0
B Kireç; Uygulanması gereken CaCO3 X 0.5 CaCO3 kg.da-1
C Kireç; " " " X 1.0 CaCO3 kg.da-1
D Kireç; " " " X 1.5 CaCO3 kg.da-1
Uygulanması gereken CaCO3 miktarları, Kalsiyum asetat yöntemine göre belirlenecek ve
denemelerin kurulduğu ilk yıl parsellere tatbik edilecek ve araştırma süresinin sonuna kadar ayrıca kireçleme yapılmayacaktır. Her yıl Toprak hazırlığı, ekim, gübreleme, tarımsal mücadele işlemleri tamamiyle geleneksel çiftçi uygulaması şeklinde olacaktır. Araştırma Kırklareli’nde üç ve Tekirdağ’da da bir olmak üzere toplam dört adet deneme olarak halen yürütülmektedir.
BULGULAR VE TARTIŞMA
Deneme topraklarının pH değerleri; Kavaklı Beldesi 3.96, Velimeşe Beldesi 4.12, Üsküpdere Köyü 4.48 ve Osmancık Köyü 4.54’tür. Dolayısıyla; “Aşırı derecede asit” pH sınıflandırması içerisinde yer almaktadır.
Topraklar “Kireçsiz kahverengi topraklar” grubundan olup, toprak tekstür sınıfı olarak da “kumlu tın” ve “tınlı kum” sınıfına girmektedirler. Ayrıca organik madde açısından da “çok az organik madde” sınıflandırması içerinde yer almaktadırlar.
Kalsiyum asetat yöntemi ile belirlenen kireç ihtiyacı ise; Kavaklı Beldesi lokasyonu için; 380 kg/da, Velimeşe Beldesi lokasyonu için; 280 kg/da, Üsküpdere Köyü lokasyonu için; 450 kg/da ve Osmancık Köyü lokasyonu için de; 450 kg/da olarak saptanmıştır.
Denemelerden elde edilen ayçiçeği verimleri Çizelge 1, Çizelge 2, Çizelge 3 ve Çizelge 4 ‘de verilmiştir.
Çizelge 1. Kavaklı beldesi ayçiçeği verimi Çizelge 2. Velimeşe beldesi ayçiçeği verimi
(Kg/da) (Kg/da)
Konular Tekerrürler Ortalama Konular Tekerrürler Ortalama
1 2 3 1 2 3
A - - - - A 153 159 156 156
B 6 28 15 16 B 166 157 156 160
C 34 26 32 31 C 176 209 173 186
D 16 13 11 13 D 173 183 179 178
Çizelge 3. Üsküpdere köyü ayçiçeği verimi Çizelge 4. Osmancık köyü ayçiçeği verimi
(Kg/da) (Kg/da)
Konular Tekerrürler Ortalama Konular Tekerrürler Ortalama
1 2 3 1 2 3
A 28 19 17 21 A 106 123 109 113
B 86 90 107 94 B 149 181 195 175
C 132 125 116 124 C 204 194 197 198
D 96 62 60 73 D 139 149 129 139
Çizelge 5. Dane verimi varyans analizi (kg/da)-( Kavaklı Beldesi-2001 )
Konular Tekrarlamalar Konular
Toplamı Konular
Ortalaması
I II III
A 0.00 0.00 0.00 0.00 0.00
B 6.00 28.00 15.00 49.00 16.33
C 34.00 26.00 32.00 92.00 30.67
D 16.00 13.00 11.00 40.00 13.33
Toplam 56.00 67.00 58.00 181.00 60.33
Varyasyon
Kaynakları SD Kareler
Toplamı Kareler
Ortalaması F Tablodan F
0,05 0,01
Tekrarlamalar 2 17.17 8.58 0.19ns 5.14 10.92
Konular 3 1424.92 474.97 10.37** 4.76 9.78
Hata 6 274.83 45.81
Genel 11 1716.92
LSD Gruplandırması DUNCAN Grupları
Konular Ort. Fark SSR %1 SSR*Sx Konular Ort. DuncanGrup
C 30.67 14.33* 5.65 22.08 C 30.67 A
B 16.33 3.00 5.51 21.53 B 16.33 AB
D 13.33 13.33 5.24 20.48 D 13.33 AB
A 0.00 A 0.00 B
LSD (0.01) : 20.485
Çizelge 6. Dane verimi varyans analizi (kg/da)-( Velimeşe Beldesi -2001)
Konular Tekrarlamalar Konular
Toplamı Konular
Ortalaması
I II III
A 153.00 159.00 156.00 468.00 156.00
B 166.00 157.00 156.00 479.00 159.67
C 176.00 209.00 173.00 558.00 186.00
D 173.00 183.00 179.00 535.00 178.33
Toplam 668.00 708.00 664.00 2040.00 680.00
Varyasyon
Kaynakları SD Kareler
Toplamı Kareler
Ortalaması F Tablodan F
0,05 0,01
Tekrarlamalar 2 296.00 148.00 1.41ns 5.14 10.92
Konular 3 1884.67 628.22 5.97* 4.76 9.78
Hata 6 631.33 105.22
Genel 11 2812.33
LSD Gruplandırması DUNCAN Grupları
Konular Ort. Fark SSR %5 SSR*Sx Konular Ort. DuncanGrup
C 186.00 7.67 3.64 21.56 C 186.00 A
D 178.33 18.67 3.58 21.20 D 178.33 AB
B 159.67 3.67 3.46 20.49 B 159.67 BC
A 156.00 A 156.00 C
LSD (0.05) : 20.49472
Çizelge 7 Dane verimi varyans analizi (kg/da)-( Üsküpdere Köyü Ayçiçeği-2002)
Konular Tekrarlamalar Konu
Toplamı Konu
Ortalaması
I II III
A 28.00 19.00 17.00 64.00 21.33
B 86.00 90.00 107.00 283.00 94.33
C 132.00 125.00 116.00 373.00 124.33
D 96.00 62.00 60.00 218.00 72.67
Toplam 342.00 296.00 300.00 938.00 312.67
Varyasyon
Kaynakları SD Kareler
Toplamı Kareler
Ortalaması F Tablodan F
0,05 0,01
Tekrarlamalar 2 324.66 162.33 1.04 ns 5.14 10.92
Konular 3 16959.00 5653.00 36.08** 4.76 9.78
Hata 6 940.00 156.67
Genel 11 18223.66
LSD Gruplandırması DUNCAN Grupları
Konular Ort. Fark SSR %1 SSR*Sx Konular Ort. DuncanGrup
C 124.33 30.00* 5.65 40.83 C 124.33 A
B 94.33 21.67 5.51 39.82 B 94.33 AB
D 72.67 51.33** 5.24 37.87 D 72.67 B
A 21.33 A 21.33 C
LSD (0.01) : 37.88488
Çizelge 8. Dane verimi varyans analizi (kg/da)-( Osmancık Köyü Ayçiçeği-2002)
Konular Tekrarlamalar Konu
Toplamı Konu
Ortalaması
I II III
A 106.00 123.00 109.00 338.00 112.67
B 149.00 181.00 195.00 525.00 175.00
C 204.00 194.00 197.00 595.00 198.33
D 139.00 149.00 129.00 417.00 139.00
Toplam 598.00 647.00 630.00 1875.00 625.00
Varyasyon
Kaynakları SD Kareler
Toplamı Kareler
Ortalaması F Tablodan F
0,05 0,01
Tekrarlamalar 2 309.50 154.75 0.76 ns 5.14 10.92
Konular 3 12958.92 4319.64 21.25** 4.76 9.78
Hata 6 1219.83 203.31
Genel 11 14488.25
LSD Gruplandırması DUNCAN Grupları
Konular Ort. Fark SSR %1 SSR*Sx Konular Ort. DuncanGrup
C 198.33 23.33 5.65 46.51 C 198.33 A
B 175.00 36.00* 5.51 45.36 B 175.00 AB
D 139.00 26.33 5.24 43.14 D 139.00 BC
A 112.67 A 112.67 C
LSD (0.01) : 43.15703
Çizelge 5’de Kavaklı Beldesi’nde kurulan denemeye ait varyans analiz tablosu verilmiştir. Tabloya göre, kalsiyum asetat yöntemi ile belirlenen miktarda kireç (C konusu); toprağa ilave edildiğinde en yüksek verim alınmış olup bu istatistiki anlamda %1 seviyesinde önemli çıkmıştır. Ayrıca bu lokasyonda, kireç verilmemiş olan “A konusu” yani şahit parselde bitkilerin çimlenmesi dahi söz konusu olmamış ve bu parselden verim alınamamıştır. Yine Çizelge 6’da Velimeşe Beldesi’nde kurulan denemede en yüksek verim “C konusu”nda elde edilmiştir. Bu istatistiki anlamda %5 seviyesinden önemli çıkmıştır. Çizelge 7’de Üsküpdere köyü’nde ve Çizelge 8’de de Osmancık Köyü’nde kurulan denemelere ait varyans analiz tabloları incelendiğinde en yüksek verimler yine C konusundan alınmış olup, bu istatistiki anlamda her iki deneme lokasyonun da %1 seviyesinde önemlidir.
Şekil 1. Tüm denemelerin konulara göre ortalama ayçiçeği verimleri
Şekil 1.’de ise dört denemenin konulara göre 3 tekerrür ortalamaları alınarak verim değerleri grafik üzerinde gösterilmiştir. Grafikten de görüleceği üzere her bir deneme de en yüksek verim “kalsiyum asetat” yöntemi ile belirlenen miktar kadar kireç tatbik edilen C konusunda olmuştur.
SONUÇ
Sonuç olarak Trakya Yöresinde asit karakterli topraklara kireç (CaCO3) tatbik edilmesi, ayçiçeği bitkisinin verimi üzerinde önemli bir artış sağlamıştır. Ayrıca verim artışının yanı sıra toprak reaksiyonunun nötr seviyeye çekilmesi ve tarımsal anlamda toprağın sürdürülebilirliği açısından da aist karakterli toprakların kireçlenmesi önemli bir olgu olarak görülmektedir.
Özellikle Kavaklı Beldesi’ndeki deneme lokasyonun da şahit (kireç kullanılmamış) parselde her üç tekerrürde de bitkilerin önemli bir oranı çimlenmemiş ve çimlenen bitkiler de normal bir gelişim gösterememiştir. Dolayısıyla şahit parselden ürün almak mümkün olamamıştır. Bu husus kireçlemenin önemini çok açık ve net olarak ortaya koymaktadır.
Trakya Yöresi için, kireç eksikliğini tayin yöntemi olarak belirlenmiş olan “kalsiyum asetat” yöntemi ile belirlenen miktarda ( C konusu ) kirecin toprağa tatbik edilmesi önerilmektedir
Agliming…
AMAÇ KESKİN
ZİR. MÜH.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Tarımsal bilgi içerikli kısa film linkleri
|
|
|
|
|
|
|
http://www.tarimmerkezi.com/yazar_tumyazilar.php?hid=1727
http://www.tarimdostu.com/icrk.php?uid=261
|
|
|
|
|
|
|
Hayvancılık işletmelerinde "Kireç Bazlı Alkeo S" uygun bir gezinme ve dinlenme alanı sağlar
1. Giriş: Kireç stabilisazyonu nedir?
Genellikle ince-taneli zeminlerde uygulanır. Zemine kireç eklendiğinde kimyasal reaksiyonlar meydana gelir. Bunlar katyon değişimi ve flokülasyon-aglomerasyondur ve bunlar puzolonik reaksiyonlardır. Bu reaksiyonlar sırasında genellikle zemindeki tek değerlikli katyonlar, kireçteki iki değerlikli kalsiyum iyonlarıyla yer değiştirir. Bu katyon değişimi reaksiyonlarıyla killer daha büyük boyutlu parçacıklar oluştururlar. Zemin sertleşerek plastik kıvamdan katı kıvama geçer (kuruma).
Resim 2: Pozzolanik reaksiyon
Bu sayede de zeminde şu değişiklikler görülür:
Likit limit azalır
Plastik limit artar
Plastisite indisi azalır
Rötre limiti artar
Çalışabilirlik artar
Zeminin dayanım ve deformasyon özellikleri gelişir
Kireç katkısı aynı zamanda malzemenin sıkışma karakteristiklerinde de değişimlere yol açar. Maksimum sıkıştırılmış kuru birim hacim ağırlık azalırken, optimum su muhtevası artar. Zeminin tek eksenli dayanımıysa %6lık bir kireç ilavesiyle yaklaşık olarak 6 kat artar.
Toprak stabilizasyonu, pozzolanik reaksiyon yoluyla uzun-vadeli mukavemet oluşturmak üzere reaktif toprağa kireç eklendiğinde meydana gelir. Kireçten gelen kalsiyum, kilden çözünebilirleştirilen alüminatlarla ve silikatlarla tepkimeye girdiğinden, bu reaksiyon sabit kalsiyum silikat hidratlar ve kalsiyum alümin hidratlar üretir. Pozzolanik reaksiyon çok uzun bir süre,- hatta on yıllar boyunca – yeterince kireç mevcut olduğu ve pH (10’un üzerinde) yüksek kaldığı müddetçe devam edebilir. Sonuç olarak, kireç işleme yüksek ve uzun-süreli mukavemet kazanımları sağlayabilir. İyi bir pozzolanik reaksiyonun anahtarı reaktif bir toprak, iyi bir karışım ve güvenilir inşaat uygulamalarıdır.
Toprak stabilizasyonunun yararları aşağıdadır:
• Elastisite modül değerlerinde (birçok durumda 10 kat yada daha yüksek) artışlar
• Kopma dayanımında (bazı durumlarda 20 kat yada daha yüksek) ciddi gelişmeler
• Zaman içinde, hatta çevresel yada yük hasarı dönemlerinde sürekli güç kazanımı (kendiliğinden iyileşme)
• On yıllarca süren hizmet boyunca hatta ciddi çevresel şartlar altında uzun-vadeli dayanıklılık.
Bu performans yararları kısa- ve uzun-dönem ekonomik yararlara dönüşmektedir.
Yeni malzemelerin stabilize edilmesine ek olarak kireç, yol tabanlarının yeniden kazanılması için mükemmel bir seçimdir.
Kireç satabilizasyonu, gerçekleştirilmesi zor bir işlem değildir. Uygun bir karışım tasarımı ve test gerçekleştirildikten sonra, yerinde karıştırma genellikle toprağa uygun bir derinlikte uygun miktarda kireç eklemek için kullanılır. Püskürtme ve karıştırma, kireci ve toprağı kapsamlı bir biçimde birleştirmek için kullanılır. Ağır killer için, ön karıştırmayı 24 ile 48 saat arası (yada daha fazla) nem iyileştirme, bunun ardından da nihai karıştırma izler. Mukavemet ve dayanıklılığın azami biçimde geliştirilmesi için uygun sıkıştırma gereklidir. Uygun iyileştirme de önemlidir. Eğer yüzde 0.3’ün üzerindeki düzeylerde kükürt mevcutsa, özel işlemler gereklidir
KİREÇ İLE TOPRAK ÖZELLİKLERİNİN İYİLEŞTİRLMESİ:
Kireç, toprak özelliklerinin kısa-dönemde değiştirilmesi için mükemmel bir malzemedir. Kireç neredeyse tüm iyi-öğütülmüş toprakları değiştirebilir, fakat en çarpıcı gelişme orta ile yüksek arası plastiklikteki kil topraklarda meydana gelir. Değişme, kireç-su sisteminin yüksek pH ortamıyla desteklenen sönmüş kirecin sağladığı kalsiyum katyonların normalde kil mineralin yüzeyinde bulunan katyonların yerini alması nedeniyle meydana gelir. Dolayısıyla, aşağıdaki yararlar oluşturularak kil yüzeyi mineralojisi değiştirilir:
• Plastisite azalması
• Nem-tutma kapasitesinde azalma (kuruma)
• Şişme azalması
• Artan sabitlik
• Kuru bir çalışma platformu oluşturması
1. 1 Hayvan çiftliklerinde durum:
Ülkemizde coğafi ve tektonik yapısı itibarıyla kil oranı yüksek topraklara sıkça
rastlamaktayız . Özellikle büyükbaş hayvan çiftliklerinde, hayvan gezinti / dinlenme
alanlarında kullanılan malzemenin killi ve taşıma gücünün düşük olması nedeniyle
oluşan çamur, sürü yönetimi açısından işletmelere ciddi boyutlarda zarar vermektedir .
Bir çok işletmede yaşanan bu sorun, bakteri üremesine müsait ortamı oluşturmakta,
beraberinde hayvan hastalıklarını getirmekte, iş gücü ve ekonomik açıdan kayıplara
neden olarak çiftlik kalitesini düşürmektedir. Sürekli nemli ve çamurlu zemine maruz
kalan hayvanlarda doğal olarak et ve süt verimi kayıpları oluşmakta, hatta sorunun ciddi
boyutlarda yaşandığı çiftliklerde hayvan kayıpları dahi meydana gelebilmektedir.
Büyükbaş hayvan çiftliklerinde hayvan gezinti ve dinlenme alanlarında hayvanların rahat
edebilmesi amacıyla zeminin beton kadar sert olması istenmediği gibi çamurlaşma ve
taşıma gücü zayıf yapıda olması da kesinlikle istenmemektedir. Hayvan gezinti
alanlarının aynı zamanda hijyenik olması , hayvan sağlığı açısından (ayak, meme
hastalıkları, göbek enfeksiyonları , vs ...) önem taşımaktadır.
2. Hayvan Gezinti Alanlarında Zemin Islahı ve Ülkemizdeki Durum:
2.1 Dışarıdan Malzeme Getirilerek Zemin Islahı:
Ülkemizde uygulanan klasik yöntemde mevcut zemin 1m derinlikte kazılıp
uzaklaştırılmakta ve kazılan bölgeye dışarıdan sağlam (stabilize) malzeme satın alınarak
araziye getirilmektedir. Hayvanların yağmurda zemine batmaları kısmen engellenebilse
de hayvanlar sert zemine maruz kalabilmekte , tırnak ve meme enfeksiyonları
artabilmekte, koku, sinek, bakteri ve virüslere karşı ayrıca mücadele gerektirebilmektedir.
Bu yöntem beraberinde yüksek maliyet getirmektedir. Bu yöntemin bir diğer sakıncası
killi zemin üzerine yeterli kalınlıkta stabilize malzeme serilmemesi durumunda zamanla
alt katmandaki kil, yukarı doğru hareket ederek sağlam malzemenin üzerine
çıkabilmekte, tekrar çamur ve beraberindeki sorunlarla mücadele etmek
gerekebilmektedir. Bu da yapılan işlemin sıklıkla yenilenmesini gerektirebilir, bu durumda
da işletme giderleri had safhaya ulaşabilecektir.
2.2 Killi Zeminin Hayvan Gezinti / Dinlenme Alanlarında Kullanılması:
Hayvan gezinti /dinlenme alanlarında iyileştirilme yapılmadan killi zemin kullanıldığı
takdirde yağmurlu zamanlarda hayvanların çamura batması kaçınılmaz sondur. Ayrıca
gezinti / dinlenme alanlarında biriken gübre çamurlaşmış toprakla karışmakta ve gübre
toplanmak istendiğinde beraberinde çamurlaşmış toprakta istenmeden alınacaktır. Bu
durum gübrenin organik madde miktarını ve kalitesini düşürecektir.
2.3 Kireç Bazlı ALKEO S ile Zemin Islahı:
Kireç Bazlı Alkeo S stabilizasyonu uygulamaları yurtdışında özel olarak tasarlanmış
ekipmanlarla yapılmaktadır. Ancak uygulamalar basit tarım aletleri ile de
yapılabilmektedir . Zemin pulluk ile gevşetildikten sonra, zeminin üzerine uygun miktarda
Kireç Bazlı Alkeo S serilir. Rotavatör adı verilen tarım aleti ile de killi malzeme ve Kireç
Bazlı Alkeo S karıştırılır. Gerekli hallerde sulama ve sonrasında sıkıştırma işlemi ile
uygulama sona ermektedir. Uygulamada traktörlerden faydalanıldığı için ağır iş
makinelerine göre akaryakıt giderleri düşmektedir. 2 traktör kullanılarak günde 5-10
dekar arasında alan da Kireç Bazlı Alkeo S stabilizasyonu uygulaması
yapılabilmektedir.
2.3.1 Uygulamada Kullanılacak Alkeo-S Miktarı?
Kireç Bazlı Alkeo S uygulaması için gerekli Alkeo S miktarı zemindeki malzemenin kil
oranına göre değişmekle beraber 1 ton malzemenin Kireç Bazlı Alkeo S ile
iyileştirilmesi için yaklaşık 18-30 kg Alkeo S yeterli olmaktadır. Uygulama öncesi
zeminden numune alınarak içeriğindeki kil ve mil miktarı tespit edilmekte, bu sonuçlara
göre bu kilin yapısını bozacak miktardaki Kireç Bazlı Alkeo S miktarı m2 ye ne kadar
uygulanmalı sorusu cevap bulmaktadır.
2.3.2 Uygulama Zamanı ve Zemine / Çiftliğe Avantajları?
Uygulama yaz aylarında yapılabildiği gibi kış şartlarında da yapılabilmektedir. Uygulama
sonrası malzemenin taşıma gücü yükselmektedir. Yapılan çalışmalarda kuru CBR
değerlerinde 8 kat, yaş CBR değerlerinde 34 kata varan artışlar gözlemlenmiştir. Kalıcı
deformasyon değerleri yaklaşık 8 kat azalma göstermiştir. Kireç bazlı malzeme
kullanıldığı için uygulama alanında genel dezenfeksiyon sağlanmakta, bu sayede zemin
kaynaklı ayak ve tırnak hastalıkları, meme hastalıkları , göbek enfeksiyonları gibi
sorunlar bertaraf edilmekte, koku ve sinek problemi ortadan kalkmaktadır. Alkeo S ile
güçlendirilen zeminden gübre sıyırırken alt katmandaki güçlenmiş toprak gübreye
karışmamakta, bu sayede her gübre toplama sırasında toprak eksilmediği için bölgeye
yeniden toprak getirmeye gerek kalmamakta, çıkan gübrenin kalitesi artmaktadır. Alkeo
S uygulaması sadece hayvan gezinti alanlarında değil yol, bina gibi diğer yapılarda alt
tabakayı güçlendirerek daha sağlam yapı oluşmasını sağlayabildiği gibi üst katmana
serilecek stabilize malzemenin tabaka kalınlığını da azaltarak ekonomikliği de
sağlayabilmektedir.
3. Klasik Yöntem ve Alkeo S ile Zemin Islahı Arasındaki Farklar:
Yukarıda bahsettiğimiz dolgu sistemli klasik yöntem ile yapılacak zemin çalışmaları
yüksek maliyetlerle oluşturulmaktadır. Bu yöntem, ciddi boyutlarda ekonomik güç
gerektirmekte ve kesin çözüm sunamamaktadır.
Bu tip zeminlerde klasik yöntem uygulandığı zaman zayıf zeminin kaldırılması (iş
makinesi kirası, akaryakıt gideri, işçi gideri), başka bir bölgeye nakliyesi (nakliye ücreti,
boşaltma, depolama giderleri), ariyet ocağından malzeme alınması (iş makinesi kirası,
akaryakıt gideri, işçi gideri), nakliyesi (nakliye ücreti, boşaltma giderleri),serilmesi (iş
makinesi kirası, akaryakıt gideri, işçi gideri) işlemleri yüksek maliyetlere neden olduğu
gibi iş bitim tarihlerini de geciktirmektedir. Bu sebeple bir çok çiftliğin zeminini iyileştirmek
için herhangi bir çalışma yapmadığı gözlemlenmiştir. Kış aylarında padok içi ve
çevresinde zeminin bozulması nedeni ile bakım ve ulaşım durabilmektedir , bu durum
işletmelere büyük zararlara neden olmaktadır.
Bu tip zeminlere uygulanacak Kireç Bazlı Alkeo S stabilizasyonu ile zemin düşük
maliyetler ile kolayca ve hızlı bir şekilde güçlendirilebilmekte, çamur sorunu bertaraf
edilebilmektedir. Bir çok defa dışarıdan sağlam malzeme çekilmesinin maliyeti ise
(stabilize malzeme maliyeti, iş makineleri kirası, akaryakıt gideri...) zemin iyileştirmesinde
kullanılan Kireç Bazlı Alkeo S maliyetinin çok üzerinde oluşmaktadır. Kireç Bazlı Alkeo
S ile killi zemin üstünde yapılan iyileştirme ile sağlam tabaka elde edilmekte ve alt
tabakada bulunan zayıf killi malzeme zeminin üstüne tekrar çıkamamaktadır.
Alkeo S stabilizasyonu ile yapılan uygulamada killi malzemenin kimyasal yapısı ,
bozulmakta ve oluşan kimyasal reaksiyonun tek yönlü olması sebebiyle zemin ileride
tekrar eski haline gelememektedir.
Kilin su tutma özelliği ve şişme özelliğini kaybetmesi ve tekrar su ile temas ettiğinde kil
davranışı göstermemesi Alkeo S stabilizasyonuna büyük avantaj sağlamaktadır. Dolgu
tabakalarında ve alt temel malzemesi olarak kullanılması planlanan zeminlerin yüksek
miktarda kil içermeleri nedeni ile kullanılamadığı durumlarda şartnamelere göre dolgu ya
da alt temel malzemesi olarak kullanılma sınırının çok az altında kaldığı için (likid limit,
plastik limit ve yoğunluk değerlerinden kaynaklı) kullanılamayan malzemelerde düşük
miktarda Kireç Bazlı Alkeo S ilavesi ile zemin kullanılabilir dolgu malzemesi haline
dönüştürülebilmektedir .
Kireç Bazlı Alkeo S stabilizasyonu uygulamasının kış aylarında da (yağmurlu ve
malzemenin optimum su muhtevasının yüksek olduğu durumlarda) yapılabilmesi büyük
avantaj sağlamakta, . klasik yönteme göre %40’lara varan ekonomi sağlanabilmektedir.
Ayrıca zayıf zeminin ortamdan kaldırılarak başka bir yerde depolanması nedeni ile
çevreye zarar verilebilmektedir. Bu işlem, hayvan yetiştirme çiftliklerinde hayvanların gezinti alanları, hayvan yatakları, çiftlik içi ve çevresindeki yollar, silaj deposunun altındaki zemin, gübre çekme alanları, padok içi ve çevresi gibi hemen her alanda başarı ile uygulanabilir. Stabilize edilecek alanlarda zemin geçirgenlik kazanacağı için drenaj kanallarının açılması önem arz etmektedir.
Amaç KESKİN
Zir. Müh.
Amaç Keskin Zir. Mad. Ltd. Şti
0532 2450783
amac@amackeskin.com
www.amackeskin.com
Amaç KESKİN
Zir. Müh.
Amaç Keskin Zir. Md. Ltd. Şti
0532 2450783
amac@amackeskin.com
www.amackeskin.com
|
|
|
|
|
|
|
|